noun

bombs

bombalar

They found two bombs in the building.

Binada iki tane bomba buldular.

The movie was one of the year's biggest bombs.

Film, yılın en büyük fiyaskolarından biriydi.

((bomba patlamak)) bir bomba patlar A bomb went off outside the embassy.

((bomba yerleştirmek)) bomba yerleştirmek They planted a bomb in the car.

Synonyms: explosive, mine, shell; (failure) flop, dud

Yunanca'da derin, boş bir ses anlamına gelen ve bir patlama sesini taklit eden 'bombos' kelimesinden gelir.

Bir bomba patladığında çıkardığı 'BOOM!' sesini düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.