bond
Çeviri
bağ, tahvil, esaret, yapıştırıcı
Örnekler
They share a special bond.
Özel bir bağ paylaşıyorlar.
He invested in government bonds.
Devlet tahvillerine yatırım yaptı.
The prisoner broke his bonds.
Mahkum bağlarını kopardı.
Dilbilgisi Kalıpları
a bond between ((biri)) and ((biri)) ((biri)) ile ((biri)) arasındaki bağ There is a strong bond between the two sisters.
a bond of ((bir şey)) ((bir şey)) bağı a bond of friendship
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: bağ, bağlantı, pranga
Etimoloji
Eski İngilizce'de 'bağlayan şey' anlamına gelen 'band' kelimesinden gelir. 'To bind' (bağlamak) fiiliyle ilgilidir.
Hafıza İpuçları
James Bond'u düşünün. Ülkesiyle güçlü bir 'bağı' (bond) vardır ve 'tutsaklıktan' (bonds) kaçar.