adjective

booming

gelişen, patlama yapan, gür

The city has a booming economy.

Şehrin gelişen bir ekonomisi var.

He spoke in a deep, booming voice.

Derin, gür bir sesle konuştu.

a booming ((noun)) gelişen/gür bir (isim) The company is in a booming market.

Eş anlamlılar: gelişen, serpilmekte olan, gür; Zıt anlamlılar: batan, durgun

'to boom' fiilinden gelir. '-ing' eki, burada sıfat olarak kullanılan şimdiki zaman ortacını oluşturur.

O kadar başarılı olan bir iş hayal edin ki listelerde yüksek bir 'boom' sesi çıkarıyor.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.