noun

boon

lütuf, nimet, ihsan

The new highway was a boon to the town.

Yeni otoyol kasaba için bir nimetti.

Good weather is a boon for farmers.

İyi hava çiftçiler için bir lütuftur.

a boon ((to/for sb./sth.)) (... için) bir nimet. The new park is a boon to the community.

Eş anlamlılar: lütuf, nimet, avantaj; Zıt anlamlılar: lanet, bela

Eski Nors dilinde 'dua, talep' anlamına gelen 'bón' kelimesinden türemiştir. Zamanla kabul edilmiş bir lütuf anlamını kazanmıştır.

'Bonus' kelimesine benziyor. 'Boon' kelimesini doğadan veya kaderden gelen beklenmedik bir 'bonus' olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.