border
Çeviri
sınır, kenar, hudut, çerçeve
Örnekler
We crossed the border into Canada.
Sınırı geçip Kanada'ya girdik.
The picture has a blue border.
Resmin mavi bir kenarlığı var.
Dilbilgisi Kalıpları
((the border)) ((between A and B)) A ile B arasındaki sınır The border between the US and Mexico is very long.
((a border)) ((of sth.)) bir şeyin kenarı The blanket has a border of lace.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: boundary, frontier, edge, margin
Etimoloji
Eski Fransızca 'bordure' (kenar süsü) kelimesinden, o da 'bord' (kenar, tahta) kelimesinden gelir.
Hafıza İpuçları
Bir şeyin kenarını veya sınırını belirleyen bir 'tahta' (board) hayal edin.