verb

borrow

ödünç almak, borç almak

Can I borrow your pen?

Kalemini ödünç alabilir miyim?

He borrowed the idea from a book.

Fikri bir kitaptan ödünç aldı.

〈-den/-dan〉 ((bir şeyi)) ödünç almak Kütüphaneden bir kitap ödünç aldım.

Eş anlamlılar: take, use; Zıt anlamlılar: lend, give

Eski İngilizce'de 'ödünç vermek, kefil olmak' anlamına gelen 'borgian' kelimesinden gelir.

'Borrow' kelimesinin 'lend' (ödünç vermek) kelimesinin karşıtı olduğunu unutmayın. Birinden bir şey ödünç alırsınız.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.