adjective

borrowed

ödünç alınmış, emanet

He wore a borrowed suit to the wedding.

Düğüne ödünç alınmış bir takım elbiseyle gitti.

We are living on borrowed time.

Ödünç alınmış zamanda yaşıyoruz.

((+ isim)) ödünç alınmış... ödünç alınmış bir araba

Eş anlamlılar: loaned; Zıt anlamlılar: owned, original

'to borrow' fiilinin geçmiş zaman ortacıdır.

'-ed' ekinin bir durumu belirttiğini düşünün: birisi tarafından ödünç alınmış bir şey.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.