adjective

bothered

rahatsız olmuş, endişeli, canı sıkkın

He seemed bothered by the question.

Soru onu rahatsız etmiş gibiydi.

I'm not bothered about the cost.

Maliyeti dert etmiyorum.

((bir şeyden)) rahatsız olmuş olmak Soru onu rahatsız etmiş gibiydi.

Synonyms: annoyed, troubled, worried; Antonyms: unconcerned, calm, pleased

'bother' fiilinin geçmiş zaman ortacı, bir durumu tanımlamak için sıfat olarak kullanılır.

Eğer biri sizi 'rahatsız ettiyse' (bothered), şimdi 'rahatsız olmuş' (bothered) hissedersiniz. '-ed' eki eylemi aldığınızı gösterir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.