boundary
Çeviri
sınır, hudut
Örnekler
The river forms a natural boundary.
Nehir doğal bir sınır oluşturuyor.
He has no sense of personal boundaries.
Kişisel sınırlar konusunda hiçbir anlayışı yok.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir)) sınır ((bir şey ile bir şey arasında)) bir alanın sınırlarını belirleyen bir çizgi The fence marks the boundary between our properties.
((bir şeyin)) sınırı ((bir şeyin)) limiti We are pushing the boundaries of science.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: border, limit, frontier; Zıt anlamlılar: center, interior
Etimoloji
'bound' (sınır) + '-ary' (ile ilgili) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'sınırla ilgili'.
Hafıza İpuçları
Bir alanı 'sınırlayan' (bounds) bir çizgi düşünün. Bu, dış sınırdır.