noun

bout

nöbet, maç, kriz, dönem

He had a bout of coughing.

Bir öksürük nöbeti geçirdi.

The main event is a ten-round bout.

Ana müsabaka on rauntluk bir maç.

a bout of ((sth.)) bir (şey) nöbeti/krizi Kötü bir grip nöbeti geçirdi.

Eş anlamlılar: nöbet, maç, kriz, dönem

Orta İngilizce'deki 'bought' (dönemeç, sıra) kelimesinden gelir ve 'bow' (eğilmek) ile ilgilidir. Anlamı 'bir tur'dan 'bir faaliyet dönemi' veya 'müsabaka'ya evrilmiştir.

Bir boks 'maçı' (bout) düşünün. Veya sizi 'deviren' (out) bir grip 'nöbeti' (bout) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.