noun

box

kutu, koli, kare

I put the books in a cardboard box.

Kitapları bir karton kutuya koydum.

Please check the box next to your name.

Lütfen isminizin yanındaki kutucuğu işaretleyin.

((bir kutu sth.)) bir şeyle dolu bir kap He gave me a box of chocolates.

((bir kutuda)) bir kabın içinde The gift is in a box.

Eş anlamlılar: container (kap), case (kasa), crate (sandık), carton (karton)

Eski İngilizce'de bir ağaç türünün de adı olan 'box' kelimesinden gelmektedir.

Basit, kare bir şekil düşünün. Çocukların öğrendiği ilk şekillerden ve nesnelerden biridir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.