noun

brace

destek, atel, diş teli

He wore a neck brace after the accident.

Kazadan sonra boyunluk taktı.

My daughter has to wear braces on her teeth.

Kızımın diş teli takması gerekiyor.

bir ((vücut bölümü)) desteği bir vücut bölümü için destek He wore a knee brace while playing soccer.

Eş anlamlılar: support (destek), splint (atel), prop (payanda)

Eski Fransızca 'brace' (iki kol), Latince 'bracchia' (kollar) kelimesinden gelir. İki kol gibi şeyleri bir arada tutar.

Bir 'desteğin' (brace) kırık bir kemiği veya çarpık dişleri güçlü bir şekilde 'kucakladığını' (embrace) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.