noun

bracket

parantez, konsol, kategori

Put the important words in brackets.

Önemli kelimeleri parantez içine alın.

We need a bracket to hold up the shelf.

Rafı tutmak için bir konsola ihtiyacımız var.

He is in a high-income tax bracket.

Yüksek gelirli vergi diliminde yer alıyor.

((parantez)) içinde noktalama işaretleri içinde The explanation was in brackets.

((bir)) vergi dilimi vergilendirme için bir kategori They are in the highest tax bracket.

Eş anlamlılar (konsol): support, holder; Eş anlamlılar (kategori): group, class, tier

Eski Fransızca 'braguette' (pantolonun ön kısmı) kelimesinden gelir ve 'brace' (kol) ile ilgilidir. Fikir, çevrelemek veya desteklemektir.

Bir raf konsolu, yan yatırılmış bir noktalama işareti olan köşeli parantez `[` gibi görünür. Her ikisi de bir şeyleri tutmak veya gruplamak için kullanılır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.