noun

brains

zeka, akıl, beyin (takımı)

She has the brains for this difficult job.

Bu zor iş için gereken zekaya sahip.

He was the brains behind the whole operation.

Tüm operasyonun arkasındaki beyin oydu.

((have the)) brains ((for sth./to-inf)) bir şeyi yapacak zekaya sahip olmak You have the brains to solve this problem.

((be the)) brains ((behind sth.)) bir şeyin arkasındaki beyin olmak She was the brains behind the project.

Eş anlamlılar: intelligence, intellect, smarts, wit

'brain' kelimesinin çoğul hali, mecazi olarak zeka veya zihinsel kapasite anlamına gelir.

'brains' (çoğul) kelimesini, daha büyük miktarda zihinsel güç veya zekayı temsil ediyor gibi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.