noun

brass

pirinç, bakır nefesli çalgılar, üst düzey yetkililer

The old candlestick is made of brass.

Eski şamdan pirinçten yapılmış.

She plays trumpet in the brass section.

Bando'nun bakır nefesli çalgılar bölümünde trompet çalıyor.

The top brass will attend the meeting.

Üst düzey yetkililer toplantıya katılacak.

((bir şey)) pirinçten yapılmış (bir şey) pirinç metalinden yapılmış Şamdan pirinçten yapılmış.

bakır nefesli çalgılar bölümü bir orkestradaki bakır nefesli çalgılar grubu Bakır nefesli çalgılar bölümünde çalıyor.

üst düzey yetkililer en yüksek yetki konumundaki kişiler Kararı üst düzey yetkililer verdi.

Eş anlamlılar: (metal) alloy, bronze; (yetkililer) management, executives

Eski İngilizce 'bræs' kelimesinden gelir. Kökeni belirsizdir.

Parlak bir pirinç (brass) trompet hayal edin. Sesi, 'üst düzey yetkililer' (top brass) gibi cesur ve iddialıdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.