noun

bravado

kabadayılık, caka, fiyaka

His bravado was just a cover for his fear.

Kabadayılığı sadece korkusunu örtmek içindi.

She walked in with a show of bravado.

Bir kabadayılık gösterisiyle içeri girdi.

((bir ...)) kabadayılık gösterisi bir güven gösterisi He put on a show of bravado.

((... ile)) kabadayılıkla özgüvenli veya cesur bir şekilde He answered with bravado.

Eş anlamlılar: kabadayılık, caka, fiyaka; Zıt anlamlılar: alçakgönüllülük, korku

İspanyolca 'bravada' (övünme) kelimesinden, o da 'cesur, vahşi' anlamına gelen 'bravo'dan gelir.

Sadece 'bravo' denilmek için yapılan cesurca bir gösteri gibi düşünün. İçi boş bir cesaret gösterisi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.