adjective

brave

cesur, yiğit, kahraman

The brave firefighter saved the child.

Cesur itfaiyeci çocuğu kurtardı.

It was brave of you to speak up.

Sesini yükseltmen cesurcaydı.

brave ((isim)) cesur a brave soldier

it is brave ((of sb.)) ((to-inf)) (birinin) bir şey yapması cesurca It was brave of you to tell the truth.

Eş anlamlılar: courageous, fearless, valiant; Zıt anlamlılar: cowardly, timid

Eski Fransızca 'brave' kelimesinden, o da 'cesur, görkemli' anlamına gelen İtalyanca 'bravo'dan gelir.

Bir süper kahramanın cesur olup günü kurtardığını hayal edin. Cesareti anlatan temel bir sıfattır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.