brazen
Çeviri
yüzsüz, utanmaz, küstah
Örnekler
He told a brazen lie to the teacher.
Öğretmene yüzsüzce bir yalan söyledi.
Her brazen disregard for the rules was shocking.
Kuralları küstahça hiçe sayması şok ediciydi.
Dilbilgisi Kalıpları
((sıfat)) + ((isim)) cüretkar ve utanmaz. He told a brazen lie.
Benzer Kelimeler
Synonyms: shameless, bold, audacious; Antonyms: timid, shy
Etimoloji
Eski İngilizce'de 'pirinçten yapılmış' anlamına gelen 'bræsen' kelimesinden gelir. Mecazi anlamı olan 'küstahlıkta sertleşmiş' pirincin sertliğinden kaynaklanır.
Hafıza İpuçları
Sert bir metal olan 'brass' (pirinç) ile yapılmış bir yüze sahip birini hayal edin, bu yüzden hiç utanç duymaz.