noun

breakout

firar, patlak verme, büyük başarı

There was a prison breakout last night.

Dün gece bir hapishaneden kaçış oldu.

The actor had a breakout role in that movie.

Aktör o filmde bir çıkış rolü yakaladı.

We will have a breakout session after lunch.

Öğle yemeğinden sonra bir ara oturum yapacağız.

a breakout from ((bir yer)) (bir yerden) firar There was a breakout from the local prison.

a breakout ((isim)) bir çıkış (ismi) She became a breakout star after that film.

Eş anlamlılar: escape, eruption, success

'break' (kırmak) ve 'out' (dışarı) kelimelerinin birleşimi. Özgür kalma ve dışarı çıkma eylemini belirtir.

Bir hapisten bir mahkumun veya şöhrete kavuşan bir aktörün bir yerden aniden 'çıkması' gibi bir şeyi hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.