noun

breakpoint

kesme noktası, durma noktası

The programmer set a breakpoint in the code.

Programcı koda bir kesme noktası koydu.

We reached a breakpoint in the negotiations.

Müzakerelerde bir dönüm noktasına ulaştık.

a breakpoint ((in sth.)) (bir şeyde) bir kesme noktası The programmer set a breakpoint in the code.

Synonyms: stopping point, cutoff, interruption

'break' (kırmak, duraklatmak) + 'point' (nokta) kelimelerinden oluşur. Bir duraklamanın meydana geldiği nokta.

Bir bilgisayar programında, hata ayıklama için yürütmenin 'durduğu' veya 'kesildiği' bir noktayı hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.