noun

breakup

ayrılık, dağılma, ilişkinin bitmesi

Their breakup was very difficult for her.

Ayrılıkları onun için çok zordu.

The breakup of the band saddened many fans.

Grubun dağılması birçok hayranı üzdü.

((a/the)) breakup bir ilişkinin veya organizasyonun sonu Their breakup was amicable.

Eş anlamlılar: separation, split, dissolution; Zıt anlamlılar: reconciliation, union

'Ayrılmak, dağılmak' anlamına gelen 'to break up' öbek fiilinden gelir. 'Break' (kırmak) ve 'up' (tamamen) kelimelerini birleştirir.

Bir ilişkinin 'kırıldığını' (break) ve parçalarının 'yukarı' (up) doğru dağıldığını hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.