noun

breath

nefes, soluk

Take a deep breath.

Derin bir nefes al.

He was out of breath after running.

Koştuktan sonra nefesi kesilmişti.

I could see my breath in the cold air.

Soğuk havada nefesimi görebiliyordum.

((noun)) içeri veya dışarı verdiğiniz hava Derin bir nefes al.

out of ((noun)) nefesi kesilmiş Nefesi kesilmişti.

Eş anlamlılar: respiration, exhalation, inhalation

Eski İngilizce'de 'koku, nefes' anlamına gelen 'bræð' kelimesinden gelir.

Farka dikkat edin: 'breath' (isim, 'death' ile kafiyeli) ve 'breathe' (fiil, 'seethe' ile kafiyeli).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.