adjective

breathtaking

nefes kesici, heyecan verici, muhteşem

The view from the mountain was breathtaking.

Dağdan manzara nefes kesiciydi.

breathtaking ((isim)) nefes kesici The breathtaking scenery amazed us.

Eş anlamlılar: stunning, spectacular, amazing; Zıt anlamlılar: ordinary, unimpressive

'breath' (nefes) ve 'taking' (alan) kelimelerinden oluşur, kelimenin tam anlamıyla güzelliği veya şoku nedeniyle 'nefesinizi kesen' bir şey anlamına gelir.

O kadar güzel veya şaşırtıcı bir manzara hayal edin ki bir an nefes almayı unutturuyor.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.