verb

breed

yetiştirmek, üretmek, doğurmak, neden olmak

He breeds horses on his farm.

Çiftliğinde at yetiştiriyor.

Poverty often breeds crime.

Yoksulluk genellikle suç doğurur.

((sth.)) (hayvan) yetiştirmek He breeds cattle for a living.

((sth.)) (bir şeye) neden olmak Success breeds confidence.

Eş anlamlılar: raise, rear, propagate, generate

Eski İngilizce'de 'sevgiyle bakmak, sıcak tutmak' anlamına gelen 'brēdan' kelimesinden türemiş ve 'yavru doğurmak' anlamına evrilmiştir.

'bread' (ekmek) kelimesini düşünün - ekmek yapmak için buğday yetiştirmeniz (breed) gerekir. 'breed' fiili ve 'breed' ismi (bir köpek cinsi gibi) yakından ilişkilidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.