verb

bribe

rüşvet vermek

They tried to bribe the official.

Memura rüşvet vermeye çalıştılar.

He bribed his way into the event.

Rüşvet vererek etkinliğe girdi.

((sb.)) ((ile sth.)) birine para veya hediye vererek onu dürüst olmayan bir şekilde bir şey yapmaya ikna etmek Gardiyana parayla rüşvet verdi.

((sb.)) ((için + inf)) birini rüşvet vererek bir şey yapmaya ikna etmek Çocuğa sessiz olması için rüşvet verdi.

Synonyms: yolsuzluk yapmak, para yedirmek

Eski Fransızca 'dilencilik yapmak' anlamına gelen 'briber' kelimesinden. Anlamı, birini etkilemek için hediye vermeye evrildi.

'Bribe' kelimesini 'bir ayıp' olarak düşünün. Rüşvet vermek ayıptır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.