noun

briefcase

evrak çantası

He left his briefcase at the office.

Evrak çantasını ofiste unuttu.

((bir/the/iyelik eki + briefcase)) bir evrak çantası He left his briefcase at the office.

Eş anlamlılar: attaché case, portfolio

Bileşik bir kelime: 'brief' (bir hukuk davasının özeti) + 'case' (bir kap). Aslen yasal özetleri taşımak için kullanılırdı.

Bir avukatın 'briefs' (yasal belgeler) belgesini bir 'case' (çanta) içinde taşıdığını hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.