adjective

bright

parlak, zeki, canlı, neşeli

The sun is very bright today.

Güneş bugün çok parlak.

She is a very bright student.

O çok zeki bir öğrenci.

He wore a bright yellow shirt.

Canlı sarı bir gömlek giymişti.

She has a bright future ahead of her.

Önünde parlak bir gelecek var.

bright + ((noun)) parlak/zeki + isim The bright light hurts my eyes.

((noun)) + is bright isim + parlak/zeki The future looks bright.

Synonyms: shining, intelligent, vivid; Antonyms: dark, dim, dull

Eski İngilizce'de 'parlak, berrak, ışıldayan' anlamına gelen 'beorht' kelimesinden gelir.

'Zeki' (bright) bir öğrencinin başının üstünde 'parlak' (bright) bir ampul hayal edin; hem ışığı hem de zekayı simgeler.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.