adjective

brilliant

parlak, zekice, harika, mükemmel

She has a brilliant mind.

Onun parlak bir zekası var.

That was a brilliant idea!

Bu harika bir fikirdi!

The diamond has a brilliant shine.

Elmasın parlak bir ışıltısı var.

a brilliant ((noun)) parlak bir ((isim)) He is a brilliant scientist.

((sth.)) is brilliant ((bir şey)) harika The performance was brilliant.

Eş anlamlılar: intelligent, excellent, bright; Zıt anlamlılar: dull, stupid

Fransızca 'brillant' (parlayan) kelimesinden, o da İtalyanca 'brillare' (parlamak) kelimesinden gelir.

Hem parlak hem de mükemmel kalitede olan 'brilliant' bir elmas düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.