adjective

brisk

tempolu, canlı, sert (hava)

We went for a brisk walk.

Tempolu bir yürüyüşe çıktık.

The wind is brisk today.

Bugün rüzgar sert esiyor.

Business was brisk at the market.

Pazarda işler canlıydı.

((brisk)) + isim (tempolu/canlı bir ...) We went for a brisk walk.

Eş anlamlılar: quick, energetic, lively, crisp; Zıt anlamlılar: slow, sluggish

Muhtemelen Eski Norsça'da 'cesur, canlı' anlamına gelen 'braskr' kelimesinden gelmektedir.

'Brisk' kelimesi 'risk' kelimesine benziyor. Tempolu ('brisk') bir yürüyüşte düşme riski olabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.