adjective

brittle

kırılgan, gevrek

The old bones were brittle.

Eski kemikler kırılgandı.

She spoke in a brittle voice.

Kırılgan bir sesle konuştu.

((isim)) kırılgan, gevrek. Be careful with the brittle glass.

Eş anlamlılar: fragile, crisp, delicate; Zıt anlamlılar: flexible, resilient

Eski İngilizce'deki 'brytel' (kırılgan) kelimesinden gelir ve 'breotan' (kırmak) ile ilgilidir.

Sanki 'break a little' (biraz kır) gibi ses çıkarıyor. Kolayca kırılan fıstıklı krokanı (peanut brittle) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.