noun

broadcaster

yayıncı, spiker, yayın kuruluşu

She is a famous news broadcaster.

O, ünlü bir haber spikeri.

The BBC is a public service broadcaster.

BBC bir kamu yayın kuruluşudur.

a/the broadcaster radyo veya televizyon programlarında konuşan kişi. She is a famous news broadcaster.

a/the broadcaster program yayınlayan bir şirket veya kuruluş. The BBC is a public service broadcaster.

Eş anlamlılar: announcer (spiker), presenter (sunucu), network (yayın ağı), station (istasyon)

'broadcast' (yayınlamak) + bir eylemi gerçekleştiren kişiyi veya şeyi belirten '-er' eki.

Broadcast-er, broadcast-ing (yayıncılık) yapan kişidir. '-er' son eki anahtardır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.