broker
Çeviri
komisyoncu, aracı, simsar
Örnekler
A stock broker buys and sells stocks.
Bir borsa komisyoncusu hisse senedi alır ve satar.
We used a real estate broker to find a house.
Ev bulmak için bir emlakçı kullandık.
An insurance broker helps you find the best policy.
Bir sigorta komisyoncusu en iyi poliçeyi bulmanıza yardımcı olur.
Dilbilgisi Kalıpları
bir ((tür)) komisyoncu belirli bir alanda anlaşmalar düzenleyen kişi A stock broker buys and sells stocks.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Anglo-Norman dilinde 'küçük tüccar' anlamına gelen 'brocour' kelimesinden gelir. İki taraf arasındaki bir anlaşmayı 'kırarak' yani araya girerek gerçekleştiren kişi anlamına gelebilir.
Hafıza İpuçları
Bir 'broker', iki taraf arasındaki bir anlaşmayı 'kırarak' (break) yani aracı olarak gerçekleştirir.