noun

brook

dere, çay

We crossed a small brook in the forest.

Ormanda küçük bir dereyi geçtik.

The children played by the babbling brook.

Çocuklar şırıl şırıl akan derenin kenarında oynadılar.

bir/o brook (isim) bir dere There is a small brook behind my house.

Eş anlamlılar: stream, creek, rivulet

Eski İngilizce'de 'akıntı, sel' anlamına gelen 'brōc' kelimesinden gelir.

Bir derenin ('brook') içinde yüzen bir kitap ('book') hayal edin. Sesleri benziyor.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.