noun

bruise

morluk, çürük, ezik

He had a big bruise on his arm.

Kolunda büyük bir morluk vardı.

The apple had a bruise on it.

Elmanın üzerinde bir ezik vardı.

bir morluk ((bir şeyin üzerinde)) rengi değişmiş bir cilt alanı olarak görünen bir yaralanma. Bacağında büyük bir morluk vardı.

Eşanlamlılar: kontüzyon, renk değişikliği, morarma

Eski İngilizce'de 'ezmek' anlamına gelen 'brysan' kelimesinden gelir ve deri altındaki dokunun kırılması veya ezilmesi fikriyle ilgilidir.

Bir yere çarptıktan sonra cildinizde 'mavi' ('blue') bir leke oluştuğunu düşünün. 'Blue' ve 'bruise' kulağa benzer geliyor.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.