verb

brush

fırçalamak, sürtünmek, hafifçe dokunmak

You should brush your teeth twice a day.

Dişlerini günde iki kez fırçalamalısın.

He brushed past me in the hallway.

Koridorda yanımdan sıyrılarak geçti.

She brushed the dust off her coat.

Ceketinin üzerindeki tozu fırçaladı.

((sth.)) (bir şeyi) fırçalamak Dişlerini günde iki kez fırçalamalısın.

((past/by sb./sth.)) (birinin/bir şeyin) yanından sıyrılarak geçmek Koridorda yanımdan sıyrılarak geçti.

((sth.)) ((off/from sth.)) (bir şeyi) (bir yerden) fırçalayarak temizlemek Ceketinin üzerindeki tozu fırçaladı.

Eş anlamlılar: sweep (süpürmek), comb (taramak), graze (sıyırmak)

Eski Fransızca'daki 'broisse' (fırça) kelimesinden gelir ve Cermen kökenlidir.

Farklı türde fırçaları kullanma eylemini hayal edin: diş fırçası, saç fırçası, boya fırçası.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.