noun

brusher

fırçacı

The hat factory employed a brusher of felt.

Şapka fabrikası bir keçe fırçacısı çalıştırıyordu.

A clothes brusher removes lint and dust.

Bir elbise fırçası tüy ve tozu temizler.

a brusher of ((sth.)) (bir şeyin) fırçacısı The factory hired a brusher of fine metals.

Synonyms: cleaner, groomer

'brush' (fırçalamak) fiiline, eylemi yapan kişiyi veya şeyi belirten '-er' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur.

İşi bir şeyleri 'fırçalamak' olan birini düşünün, tıpkı bir 'boya-cı'nın boya yapması gibi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.