adjective

brutal

acımasız, vahşi, gaddar

The dictator's regime was brutal.

Diktatörün rejimi acımasızdı.

The heat in the desert was brutal.

Çöldeki sıcaklık acımasızdı.

He gave a brutally honest opinion.

Acımasızca dürüst bir görüş bildirdi.

be brutal to ((sb.)) (birine) acımasız davranmak The guards were brutal to the prisoners.

a brutal ((noun)) acımasız bir (isim) It was a brutal winter.

Synonyms: cruel, savage, harsh; Antonyms: gentle, kind

Latince 'brutalis' kelimesinden gelir, 'bir hayvana ait' anlamına gelir ve 'brutus' (ağır, aptal) ile ilgilidir.

Hayvan gibi, zalim bir kişi olan 'brute' (kaba adam) kelimesiyle bağlantılıdır. Acımasız eylemleri bir kaba adamın eylemleri gibi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.