noun

bucketful

kova dolusu

She added a bucketful of water to the mix.

Karışıma bir kova dolusu su ekledi.

((bir kova dolusu bir şey)) bir kova dolusu bir şey Bir kova dolusu deniz kabuğu topladı.

Eş anlamlılar: dolu bir kova

'bucket' (kova) ve '-ful' ekinin birleşimidir. '-ful' eki 'dolu' veya 'dolduran miktar' anlamına gelir.

Kelimenin tam anlamıyla 'bir şeyle dolu bir kova' demektir. 'bucket' kelimesini biliyorsanız hatırlaması kolaydır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.