verb

buckle

tokasını takmak, eğilmek, çökmek, toka

Please buckle your seatbelt.

Lütfen emniyet kemerinizi takın.

The metal shelf buckled under the weight.

Metal raf ağırlık altında eğildi.

He bought a belt with a large silver buckle.

Büyük gümüş tokalı bir kemer aldı.

((nesne)) (bir şeyi) takmak, bağlamak Please buckle your seatbelt.

((nesnesiz)) eğilmek, çökmek The metal shelf buckled under the weight.

Eşanlamlılar: bağlamak, bükülmek; İsim: toka, klips

Eski Fransızca 'boucle' (kalkan göbeği) kelimesinden, Latince 'buccula' (kaskın yanak kayışı) kelimesinden gelir.

Baskı altında aniden bükülen (buckles) bir kemer tokası (buckle) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.