adverb

acutely

şiddetle, derinden, keskin bir şekilde

She was acutely aware of the danger.

Tehlikenin şiddetle farkındaydı.

The problem is acutely felt in rural areas.

Sorun kırsal alanlarda şiddetle hissediliyor.

acutely ((sıfat/fiil)) şiddetle, derinden She was acutely aware of the danger.

Eş anlamlılar: keenly, sharply, intensely; Zıt anlamlılar: vaguely, mildly

'Acute' sıfatına zarf yapan '-ly' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur.

Bir şeyin 'akut' veya keskin bir şekilde hissedildiğini veya fark edildiğini tanımlar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.