verb

build

inşa etmek, yapmak, kurmak

They will build a new house.

Yeni bir ev inşa edecekler.

We need to build a strong team.

Güçlü bir takım kurmamız gerekiyor.

The story builds to a climax.

Hikaye bir zirveye doğru ilerliyor.

((bir şeyi)) (bir şeyi) inşa etmek They build houses.

((bir şeyi)) ((bir şeyden)) (bir şeyden) (bir şey) yapmak He built the model out of wood.

Eş anlamlılar: construct (inşa etmek), create (yaratmak), erect (dikmek); Zıt anlamlılar: destroy (yıkmak), demolish (yıkmak)

Eski İngilizce'de 'bir ev inşa etmek' anlamına gelen 'byldan' kelimesinden türemiştir.

Bir kule 'build' (inşa etmek) için yapı blokları kullandığınızı düşünün. Geçmiş zaman hali 'built', 'belt' (kemer) gibi ses çıkarır - bir şeyler inşa etmek için bir alet kemerine ihtiyacınız vardır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.