adjective

adamant

inatçı, kararlı, direngen, sert

He was adamant about his decision.

Kararı konusunda çok inatçıydı.

She is adamant that she is right.

Haklı olduğu konusunda ısrarcı.

to be adamant ((about sth.)) (bir konuda) inatçı olmak He was adamant about his decision.

to be adamant ((that ...)) (... olduğu konusunda) ısrarcı olmak She is adamant that she is right.

Synonyms: inatçı, kararlı, direngen; Antonyms: esnek, uysal, yumuşak başlı

Latince'de 'yenilmez', 'en sert metal' veya 'elmas' anlamına gelen 'adamas' kelimesinden gelir.

Bir elmas ('adamas') kadar sert ve değişmez birini hayal edin. O kişi 'adamant'tır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.