verb

bully

zorbalık etmek, kabadayılık yapmak, gözdağı vermek

He was bullied at school.

Okulda zorbalığa uğradı.

Don't let them bully you into quitting.

İstifa etmen için sana zorbalık etmelerine izin verme.

((sb.)) (-e) zorbalık etmek He bullied his younger brother.

((sb.)) ((-ing için)) (-i) zorbalıkla (-e) zorlamak They bullied him into giving them his lunch money.

Eş anlamlılar: intimidate, harass, torment, oppress

Başlangıçta 'sevgili' anlamına gelen ancak daha sonra 'gözdağı veren kimse' anlamına kayan 'bully' (kabadayı) isminden türemiştir.

Büyük bir 'boğanın' (bull) küçük hayvanları itip kaktığını hayal edin. Fiil, o boğa gibi davranma eylemini tanımlar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.