adjective

burdensome

külfetli, ağır, zahmetli

The new regulations are quite burdensome.

Yeni düzenlemeler oldukça külfetli.

Caring for her sick parents became burdensome.

Hasta ebeveynlerine bakmak külfetli hale geldi.

((bir şey)) külfetlidir (bir şey) külfetlidir Evrak işleri külfetlidir.

((mastar)) külfetlidir (bir şey yapmak) külfetlidir Bu formları doldurmak külfetlidir.

Eş anlamlılar: külfetli, zahmetli; Zıt anlamlılar: kolay, hafif

'burden' (yük) + '-some' (sıfat eki). Kelimenin tam anlamıyla 'yük gibi'.

'burden' (yük) olan bir şeye 'some' (biraz) daha eklenince 'burdensome' (külfetli) olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.