noun

burglary

hırsızlık, ev soygunu

He was arrested for burglary.

Hırsızlıktan tutuklandı.

The number of burglaries has increased.

Hırsızlık olaylarının sayısı arttı.

((bir/o)) hırsızlık çalmak için bir binaya yasadışı girme suçu. He was arrested for burglary.

Eş anlamlılar: theft (hırsızlık), robbery (soygun)

Eski Fransızca 'burgier' (yağmalamak) kelimesinden gelir, kasaba veya kale anlamına gelen 'burg' ile ilgilidir.

Bir 'hırsız' (burglar), 'hırsızlık' (burglary) yapar. Kelimeler birbirine çok yakındır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.