adjective

burning

yanan, yakıcı, acil

The burning building was scary.

Yanan bina korkutucuydu.

I have a burning desire to travel.

Seyahat etmek için yanıp tutuşan bir arzum var.

This is a burning issue.

Bu acil bir mesele.

((isim)) bir ismi tanımlar The burning sun was hot.

Eş anlamlılar: fiery, blazing, urgent; Zıt anlamlılar: cool, calm, trivial

'burn' fiilinin şimdiki zaman ortacı. '-ing' eki devam eden bir eylemi veya niteliği belirtir.

Şu anda 'yanan' bir ateş düşünün. Aktif ve dikkat gerektiren bir durumu ifade eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.