verb

burnish

parlatmak, cilalamak

He burnished the silver trophy.

Gümüş kupayı parlattı.

She needs to burnish her public image.

Kamuoyu imajını parlatması gerekiyor.

((bir şeyi)) (bir şeyi) parlatmak He burnished the silverware.

Eş anlamlılar: polish, shine, buff; Zıt anlamlılar: tarnish, dull

Eski Fransızca 'kahverengileştirmek, parlatmak' anlamına gelen 'brunir' kelimesinden gelir ve 'brown' ile ilgilidir. Fikir, bir şeyi o kadar parlak yapmaktır ki koyu veya 'kahverengileşmiş' görünür.

Bir yüzeyi parlatmak (burnish) için sürtünme ile 'yaktığınızı' (burn) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.