verb

burst

patlamak, fırlamak, yarılmak

The balloon burst suddenly.

Balon aniden patladı.

She burst into tears.

Gözyaşlarına boğuldu.

The river burst its banks.

Nehir yataklarından taştı.

((özne)) patlar Özne patlar veya yarılır. The balloon burst.

((bir şeye boğulmak)) aniden (bir şey) yapmaya başlamak She burst into tears.

((bir şeyle dolup taşmak)) (bir şey) ile dolu olmak He was bursting with pride.

Eş anlamlılar: explode, rupture, break

Eski İngilizce'deki 'berstan' kelimesinden gelir.

Bir balonun 'pat!' diye patlama sesini hayal edin. Ani, patlayıcı bir eylemi ifade eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.