adjective

busted

bozuk, kırık, yakalanmış

My phone is busted and won't turn on.

Telefonum bozuk ve açılmıyor.

You are so busted!

Fena yakalandın!

(sth.) is busted (bir şey) bozuk My phone is busted and won't turn on.

(sb.) is busted (biri) yakalandı You are so busted!

Eş anlamlılar: broken, caught, arrested, in trouble

'To bust' fiilinin geçmiş zaman ortacıdır.

Bir şey 'kırıldıysa' (bust), artık 'kırıktır' (busted). 'Yakalandıysan' (bust), 'yakalanmışsındır' (busted).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.