noun

buzz

vızıltı, uğultu, heyecan, dedikodu

I heard the buzz of a bee.

Bir arının vızıltısını duydum.

There's a real buzz about the new movie.

Yeni film hakkında gerçek bir heyecan var.

I'll give you a buzz later.

Seni sonra ararım.

the buzz of ((sth.)) (...nın) vızıltısı. I heard the buzz of the flies.

a buzz about ((sth.)) (...) hakkında bir heyecan. There's a buzz about the new phone.

to give ((sb.)) a buzz (birini) aramak. Give me a buzz tomorrow.

Synonyms: hum (uğultu), drone (vızıltı) (ses); hype (reklam), excitement (heyecan) (duygu)

Yansıma sözcük, uçan bir böceğin sesini taklit eder.

Bir arının çıkardığı sesi düşünün: 'bzzzz'. Bu ses aynı zamanda heyecanlı insanların konuşma 'sesini' veya heyecan duygusunun kendisini tanımlamak için de kullanılır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.